Bel Fıtığı Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Mümkün mü?

Bel fıtığı günümüzde en yaygın hastalıkların başında geliyor. Genellikle 30-60 yaş aralığında sık görülen bel fıtığı ile her yaşta karşılaşılması mümkün. Omurganın en fazla yük taşıyan bölgesi olduğundan iş ve gündelik yaşamda ağır yükleri kaldırma, eğilme ve beli zorlayacak diğer hareketler bel fıtığı belirtileri olup, hastalık riskini arttırıyor. Aynı zamanda bel rahatsızlıkları lumbago, disk kayması, bel kayması, siyatik, siyatalji olarak da bilinir. Günümüzde manyetik rezonans, bilgisayarlı tomografi teknolojileriyle bel fıtığı teşhisleri daha doğru yapılmaya başlandı.

Bel Fıtığı Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bel fıtığı belirtileri kalçaya ve bacağa yayılan güçlü bir ağrı ile baş gösterir, yürüme güçlüğü yaratır. Bel bölgesinde güçsüzlük, hareket kısıtlamaları ve yük kaldıramama gibi sıkıntılar takip eder. Bu şikayetleri olan kişiler önce nörolojik bir muayeneye tabi tutulur ve değerlendirilme sonucunda tedavi planı yapılır. Halk arasında tedavi için her ne kadar ameliyat tek çözüm olarak bilinse de, yapılan araştırmalar tıbbi tedavi ve yatak istirahati ile çözümün daha mümkün ve kesin olduğunu kanıtlamış. Ancak tıbbi tedavi ve fizik tedavisine bir ay boyunca cevap vermeyen hastalar için ameliyat seçeneği de göz önünde bulundurulmaya başlanır. Ancak ameliyat gözünüzü korkutmasın. Günümüzde geliştirilen teknolojik methodlar sayesinde, hastalar 6 saat gibi kısa bir süre sonunda yürümeye başlar ve ertesi gün taburcu edilebilir.

Günlük aktivitelerin yatay ve dikey pozisyonlarda bele uyguladığı basınç bir hayli fazla. Belimizde 5 adet omur kemiği bulunur. Bu kemiklerin arasında disk diye adlandırılan kıkırdaklar yer alır.

Dikey pozisyonlarda kişinin kambur duruşu omuriliği orta hattan saptırdığı için bele binen yükü de arttırır. Özetle açıklamak gerekirse, sandalyenizde dik bir şekilde otururken belinize uyguladığınız basınç sırtınıza bir destek koyduğunuzda uyguladığınızdan fazla olur. Yanlış bilinen genellemelerden birine de açıklık getirmek te fayda var: Desteksiz bir şekilde oturmak, ayakta durmaktan daha çok belinizi yorar ve yıpratır. Bu yüzden ayakta çalışanlardan ziyade ofislerde bütün gününü desteksiz sandalyelerde oturarak geçiren kişilerin bel fıtığına yakalanma  riski daha yüksek. Bu durum omuriliğinize bağlı olarak boyun fıtığı belirtileri de yaşatabilir.

Bel Fıtığından Korunma Yolları

Bunun yanısıra hayatınıza daha çok hareket katmak bel fıtığı riskinizi minimuma indirecek en optimal yoldur. Özellikle bel, sırt ve karın adelelerini güçlendiren hareketler tercih edilebilir. Bu egzersizlerden sonra şiddetli ve 15 dakikayı aşan ağrılar yaşıyorsanız mutlaka dokturunuzla görüşmelisiniz. Sizin için derlediğimiz birkaç harekete göz atabilirsiniz.

Ani ve hızlı hareketlerden kaçınılmalı ve yeteri kadar istirahat edilmelidir. Ayrıca kilo her hastalığı olduğu gibi bel fıtığını da olumsuz etkiler. Kilo vermek hastalığınızın belirtilerinin günden güne azalmasına yardımcı olur. Sağlıklı ve bel fıtığına uygun yataklar seçilmeli ve vücudun iyice dinlendiğine emin olunmalı. Ağırlık kaldırırken dikkatli olunmalı ve kaldırma tekniklerine uyulmalı. Bu gibi hareketlerden kaçınılmalı ve mümkün olduğunca bele bindirilen yükün eşit dağılması sağlanmalı. Bele en az yüklenilen pozisyon ise yatarak ayakların alttan bir destekle hafifçe kaldırılması olacak.

 

[Total: 0 ]

Written by uykumvar.com

Uyku bilimi, uykusuzluk, uykunun yaşam içindeki yeri gibi birçok konuda bilgilendirici ve eğlendirici içerik sunan uyku blogu.