Trafik Kazaları ve Uyku
Trafik kazalarının nedenleri arasında , gündüz aşırı uykululuğa neden olan uyku hastalıkları önemli bir yer tutmakta olup, bunların çoğu önlenebilir hastalıklardan olup, kaza olmadan önce yapılan tanı ve tedavi sonucu can ve mal kayıplarının büyük oranda önü alınabilir.
Özellikle insan ve mal taşıma sektörlerindeki profesyonel sürücülerin ve ilgili firmalar ile sürücü adaylarına sağlık raporu düzenleyen doktor ve kurumların bu konuda bilgilendirilerek uyku hastalıklarına bağlı gelişen trafik kazalarının ve sonucunda olabilecek can ve mal kayıplarının önceden önlenebilirliği nedeni ile uyku gündüz aşırı uykululuğa neden olan uyku hastalıkları önem kazanmaktadır. .
Horlama ve uyku apnesi, huzursuz bacaklar ve uykuda periodik bacak hareketleri hastalarında gece uykusunun yapısı bozulup uyku periodunu olması gereken biçimde yaşıyamıyan hastalar ,gündüz yorgunluk ve uyku ihtiyacı duymaktadırlar ve be hastaların nerede ve nasıl durumda uykuya dalacakları, dikkatlerinin ne zaman bozulacağı belli olmamaktadır. yine uykunun kendine ait hastalığı olan narkolepsi de de benzer durum ortaya çıkmaktadır.
Bu gibi durumlar hastanın özellikle dikkatinin azaldığı monoton durumlarda daha belirgin olmaktadır. ( örneğin montajda , tekrarlayıcı rutin işlerde çalışan işçilerde, uzun yol çoförlerinde ) bu gibi durumlarda oluşan kazalar genelde kişinin kendini koruma ile ilgili bulguların ( fren izi, ani koruma refleksi ile ilgili direksiyon hareketi, rutin işte korunma refleksine ait bozulma vs) olmadığı, “böyle de kaza olur mu ? ) dedirten kazalardır. dolayısı ile sonucu can ve mal kaybı açısından dramatik olmaktadır.
Konu, ilk planda , kendi canını ilgilendirdiği için bahsi geçen iş türündeki çalışanlar ile sürücüleri , nakliye ve seyahat firmaları ( bu arada dolmuş ve belediye otobüs işletmeleri özellikle dikkate alınmalıdır) ve , sigorta firmalarını ilgilendirmektedir.
Aşağıda uyku hastalıkları ve sürücüler ile ilgili yasal dayanak ve bilgilendirmek için trafik kazalarında uyku hastalıklarının rolünü irdeleyen 2 adet makale nin özetleri bulunmaktadır.
Dayanak, 28.09.2006 tarih ve 26301 resmi gazetenin sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları ve muayenelerine dair yönetmeliğin uyku bozuklukları ile ilgili bölümü,
bilgilendirme:
1- Doktor Sadık Ardıç (SSK ankara eğitim hastanesi, göğüs hastalıkları ve tüberküloz kliniği uyku araştırmaları laboratuvarı dışkapı, ankara) tarafından hazırlanan uyku hastalıkları ve trafik-iş kazaları adlı makalesinin özeti
2-TAŞIMACILAR.COM sitesinde yayımlanan uyku, uyku hastalıkları ve trafik kazalarının ilişkilerini irdeleyen Sn. Ahmet Türkoğlu’ya ait makalenin özeti
26 Eylül 2006 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 26301
YÖNETMELİK
İçişleri Bakanlığından:
SÜRÜCÜ ADAYLARI VE SÜRÜCÜLERDE ARANACAK SAĞLIK
ŞARTLARI İLE MUAYENELERİNE DAİR YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam ve Dayanak
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları ile muayenelerine dair usul ve esasları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri, sürücü adayları ve sürücülerin sağlık şartları ve muayeneleri ile ilgili hususları kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM
Sağlık Muayenesinde Sürücü Adaylarının ve Sürücülerin Sahip Olacakları Sağlık
Şartları ile Göz, İç Hastalıkları, Kulak-Burun-Boğaz, Ortopedi, Ruh ve Sinir
Hastalıkları Muayenelerine İlişkin Esaslar
Sürücü adaylarının ve sürücülerin sahip olmaları gereken sağlık şartlarına ve muayenelerine ilişin genel esaslar
………………………………………………………………….
(3) Uyku bozuklukları (Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu, gündüz aşırı uyuklama hali) ile ilgili;
a) Her sürücü adayına uygulanacak anketin incelenmesi sonucunda horlama, tanıklı uyku apnesi ve/veya yoğun gün boyu uyuklama hali olup ilgili uzman hekim tarafından Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu olduğu düşünülen adaylardan polisomnografi raporu istenir. Profesyonel ehliyet talep eden 45 yaşından büyük ve vücut kitle indeksi 25 ve üzerinde olanlardan ise mutlaka polisomnografi raporu istenir (Bu kişiler çalıştıkları sürece her sene bu testi tekrarlamak ile yükümlüdürler.)
b) Polisomnografi raporuyla apne/hipopne indeksi 15’den yüksek olanların profesyonel ehliyet alabilmeleri için medikal ve/veya cerrahi müdahaleler ile indeksleri 15’in altına inmeli ya da sürekli CPAP veya BPAP kullanmalıdırlar. Tedaviye hasta uyumu ile birlikte semptomların kontrol altına alındığının ve/veya apne/hipopne indeksinin 15 veya altına indiğinin ilgili uzman hekim tarafından rapor ile tespit edilmesi halinde ve yıllık kontrol muayeneleri şartıyla ehliyet verilebilir. Aksi taktirde her iki gruptaki adaya da sürücü olur raporu verilmez veya verilmiş olan sürücü belgesi geri alınır.
BİLGİLENDİRME
Uyku Hastalıkları ve Trafik-İş Kazaları
Sadık Ardıç
SSK Ankara Eğitim Hastanesi, Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Kliniği Uyku Araştırmaları Laboratuvarı Dışkapı, Ankara
Özet
Otomobil kazalarına bağlı gelişen ölümler, tüm kazalara bağlı gelişen ölümlerin hemen hemen yarısını oluşturur. Uykuya bağlı gelişen otomobil kazaları hem uykuya dalan sürücü, hem de karşı yolda seyreden sürücü ve kişiler için ciddi tehlikedir. Uykuya bağlı gelişen otomobil kazalarında etken, sık görülen ve gündüz aşırı uyku eğilimi (hipersomnolans) ile seyreden uyku hastalıklarıdır. Bunlar uyku apnesi, narkolepsi, gündüz aşırı uyku eğilimi yapan diğer uyku hastalıkları ve bozuk luklarıdır. Trafik kazası riski, aşırı uyku ihtiyacı ile seyreden uyku sorunu olan bireylerde, sağlıklı bireylere göre 2-7 kat fazladır.
Apneik ve narkoleptik hastalar uykuya bağlı gelişen kazaların %71’ine neden olur.
Toplumda, uyku apnesi sendromu görülme sıklığı tüm çalışmalarda %2-4 dolayındadır. Uyku apnesi olan olgularda, kaza yapma riski yüksektir ve bunlar sık sık kaza atlatan kötü sürücülerdir. Tedavi edilmemiş uyku apneli sürücüler önlenebilir çok sayıda otomobil kazasına neden olduklarından hekimlerin bu sürücülerle ilgili özel sorumlulukları vardır. Hekim, uyku apneli kötü sürücünün hastalık tanısını mutlaka kaza yapmadan önce koymalıdır. Tanı konulduktan sonra hastayı mutlaka tedaviye almalıdır, bu bireyin sürücülüğüne iyileşene kadar engel olmalıdır.
Trafik kazaları sonucunda görülen morbidite, mortalite ve mal kaybının, tedavi olmamış uykuda solunum bozukluklarının tanı ve tedavisi için harcanacak toplam maliyetin çok üstünde önemli bir ekonomik kayıp olduğu bildirilmiştir. Bu nedenle, solunumsal uyku hastalıklarının, motorlu taşıtlarla olan trafik kazalarının önemli bir nedenini oluşturduğuna dikkat çekilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Sonuç
Hekimlerin önemli sorumluluğu, uyku apneli olan ve araç kullanan olgulara, Hastalıklarına bağlı gelişebilecek trafik kazası riskini anlatmak ve bunun önemini kavratmak, kesinlikle hastalık tedavi olana kadar hastanın araç kullanmasını önlemek olacaktır. Gerekirse bu, trafik idaresine bildirerek yapılmalıdır.
Yine aşağıda TAŞIMACILAR.COM sitesinde yayımlanan uyku, uyku hastalıkları ve trafik kazalarının ilişkilerini irdeleyen Sn. Ahmet Türkoğlu’ya ait makalenin konuya verdiği önemi belirtmesi açısından bir kısmını alıntılamayı uygun gördüm
Uykusuzluk ve uykuya bağlı hastalıklar sonucunda
trafik kazaları ve diğer kazalarının görülme riski
artmaktadır. ABD de aşırı uyku eğiliminden dolayı
yılda 200.000 ile 400.000 trafik kazası olduğu
bildirilmiştir. Bu trafik kazaları, tüm kazalara
bağlı ölümlerin nerdeyse yarısına neden
olmaktadır. Bu ölümlerin %13 ü direksiyon başında
uyuma sonucu oluşan kazalara bağlıdır.
Ülkemizde her yıl binlerce kaza olup, her geçen
gün kaza sayısı yıllar bazında anormal sayıda
artmaktadır. Kaza yerinde ölüm sayısı fazla artış
göstermemekle birlikte daha sonra yaralılara ne
olduğu fazla bilinmemektedir. Kaza oluşumunda
sürücünün eğitim durumu önem oluşturmaktadır.
Uyku hastalıkları ve trafik kazası ilişkileri
Gündüz aşırı hız eğilimine neden olan hastalıklar,
uyku apne sendromu (SAS), İnsomnialar,
(Uyuyamayan, uyku bozukluğu sonucu uyuyamama)
narkolepsi, (Birden ortaya çıkan derin uyku)
periyodik bacak hareketleri (PLMS),jet lag, (
Zaman farkı) huzursuz bacak sendromu (RLS),
parasomnialar ve depresyon sayılabilir
Obstriktif uyku apne sendromu (OSAS) olan olgular
tüm çalışmalarda toplumlara, yaşa, cinse göre
farklılık göstermekle birlikte ortalama %2 ile 5
oranında görülmektedir. Bu oran ileri yaş erkek
populasyonda daha da artmakta ve %20’ler dolayında
görülmektedir. Bu hastalıklardan etkilenen
popülasyonun büyüklüğü göz önüne alındığında
hastalığın sürücüler arasında oluşturacağı oranın
oldukça yüksek olduğu düşünülmektedir kesin bir
araştırma yapılmamıştır.


